Sultan Alparslan

Selçuklu Devleti hükümdarı, Türk milletinin en büyük kahramanlarından. Selçuklu Devletinin kurulmasında önemli rolü olan Horasan valisi Çağrı Beyin oğludur. 20 Ocak 1029’da doğdu. İyi bir tahsil gördü, sayısız zafer kazanarak mertliği ve iyi kumandanlığı ile ün saldı. Babasının ölümünden sonra Horasan valisi oldu. Amcası Tuğrul Bey, 4 Eylül I063’te öldüğü zaman, vasiyeti üzerine, Selçuklu tahtına Alparslan’ın ağabeyi Süleyman getirildi, fakat Türk beyleri buna itirazda bulundular ve Alparslan’ı hükümdar tanıdılar.

Alparslan’ın beyleri, Anadolu’da akınlar yapıp sayısız zafer kazandılar. Selçuklu Sultanı’nın gittikçe kuvvetlenmesi Bizans İmparatorluğu’nu telaşlandırdı. İmparator Romanos Diogenes ordusunu toplayıp sefere çıktı. Palu’ya geldiğinde Malatya’da bıraktığı ordusunun Türkler tarafından perişan edildiği haberini aldı. Geri dönmeye mecbur kaldı.

Bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip nefes nefese Bizans Ordusunun yaklaştığını haber verdi:

“250 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor Sultanım!”

Sultan Alparslan gülümseyerek cevap verdi:

“Biz de onlara doğru yaklaşıyoruz.”

Nihayet Malazgirt Meydanı… Sultan Alparslan secdede: “Ey Rabbim! Seni kendime vekil yapıyor; azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve Senin uğrunda savaşıyorum… Niyetim halistir; bana yardım et; sözlerimde hilaf varsa beni kahret!”

Atının kuyruğunu elleriyle bağlıyor, sonra üzerine atlıyor, askerlerine dönüyor:

“Ey askerlerim! Eğer şehid olursam üzerimdeki şu beyaz elbiseler kefenim olsun… Zaferi kazanırsak önümüzde çok hayırlı günler olacaktır… Ey askerlerim ve kumandanlarım] Daha ne zamana kadar biz azınlıkta düşman çoğunlukta olmak üzere bekleyeceğiz? Düşmanı yenersek arzu ettiğimiz netice hasıl olacaktır. Yoksa şehit olarak cennete gideceğiz. Beni izlemek isteyenler gelsinler. Geri dönmek isteyenler serbestçe dönsünler. Onlara hiçbir ceza verilmeyecektir. Bugün burada ne emreden bir sultan ne de emir alan bir asker vardır. Ben de sizlerden biriyim ve sizinle birlikte savaşacağım.”

“Bismillah hücum” sonunda, mutlak bir zafer: Malazgirt Zaferi…

Bu savaş kaybedilseydi, Osmanlı Devletini kuran Kayıhan Aşireti Anadolu’ya gelemeyecek, dolayısıyla Osmanlı Devleti dediğimiz müthiş manzume, o sürecin içinde kurulamayacaktı…

Şu halde Sultan Alparslan, Osmanlı Devleti’nin çekirdeğini Anadolu’ya eken insandır. Bu yönüyle de hatırlanmalı, anılmalı ve selamlanmalıdır.

Zaferden sonra, Bizans’ın mağrur imparatoru Romanos Diogenes, galip hükümdar Alpaslan’ın huzurunda… Sultan Alpaslan yanına oturtuyor düşmanını, teselli edip rahatlattıktan sonra, soruyor:

“İmparator Hazretleri, biz sizin elinize esir düşmüş olsaydık, bize nasıl muamele ederdiniz?”

Diogenes dürüstçe cevap veriyor:

-Kamçılatırdım… Demir kafese koyup dolaştırırdım…

-Şimdi size ne yapacağımızı düşünüyorsunuz?

-Beni ya öldüreceksiniz, yahut bir demir kafese koyup bütün İslâm âlemine teşhir edeceksiniz.

Alpaslan gülümseyerek son sözünü söylüyor:

-Düşündüğünüz şeylerin hiçbirini yapmayacağız. Sizi serbest bırakmayı düşünüyoruz.

Yorum Yapmak İçin E-Posta, WordPress.com, Twitter, Facebook ve Google+ Hesaplarınızı Kullanabilirsiniz