Nasıl Muvaffak Olunur ?

Gerek maddi ve gerekse manevi ilimlerde, muvaffakiyete erişmek aşağıdaki şartlara bağlıdır:

1.   Bir işe teşebbüs ettikten sonra onun neticesi hakkında şüphe ve tereddüt beslemek işin neticelenmemesine sebep olur. Bu itibarla herhangi bir işe teşebbüs edildiği zaman:

image002

yani “Allah’a dua ederken kabul olacağına mutlak İman ederek dua edin,” mealindeki hadisi şerife uyarak, inanarak ve imanı kamil ile işe başlamak lazımdır:

2.   Bıkmadan, yorulmadan, usanmadan, kemali sabır ve rabıta ile başlamış olduğun işin muvaffakiyetle neticelenmesine kadar devam etmek lazımdır. Nitekim Cenabı Hakk, Kur’am Kerimende;

image004

buyurmuşlardır. (Âli İmran Suresi, ayet: 200)

Manası: Ey iman edenler! Sabrediniz. Zorluklara karşı sabretmeye de sabrediniz ve bütün varlığınızla Allah’a bağlanınız. Ve Allah’ın nehyettiklerinden sakınınız ki, umduklarınıza nail olup matlubunuza erişesiniz.

Her nimet külfet mukabilinde elde edilir.

Her çalışan muhakkak ki yorulur. Bir aşık gibi sebat etmesini bilmeyen, muvaffak olamadım diye vazgeçen, iradesi zayıf kimseler elbette muvaffak olamaz. Nasıl ki Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz:

image006

Yani “Sabreden zaferyâb olur.” buyurmuşlardır.

3.   Sır saklamak. Ne yapacağınızı, ne de okuduğunuz veya çalıştığınız bir işi kimseye haber vermemek, sezdirmemek lazımdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.):

image008

buyurmuştur.

Manası: “Hacetlerinizin husule gelmesi için sırrınızı saklamakla yardımcı olunuz.” demektir.

Hazreti Ömer (r.a.)’in de: “Sırrını saklayan, herkesten emin olur.” sözü meşhurdur.

4.   Müttekıy olmak. Manevi yolda yükselmek, muvaffakiyete erişmek, takva ile olur. Cenabı Hakk Kur’anı Mübin’inde: “Akıbeti mahmude ancak takva ile elde edilir.” buyurmuştur.

Takvanın pek çok manası varsa da, biz burada, mevzuumuzla alakadar olan birkaç tanesini yazacağız.

Birincisi, helal yiyip içmek, yalan söylememek, kimseye eza ve cefa etmemek, kötü gözle bakmamak, gıybet ve koğuculuktan sakınmak, Allah’ın bütün mahlukatına şefkat ve sevgi göstermek lazımdır. Takvanın en küçük mertebesi, senin başkasına kadir olduğundan pek çok daha fazla Allah’ın sana kadir olacağına, gücü yeteceğine inanıp iman etmendir.

5.   Âli himmet ol. Âli şeyleri sefil işler için alet etme. Zira Cenabı Hakk bir ayeti kerimesinde:

image012

Manası: Ayat-ı ilahiyyemi az bahâ ile satmayın, yani kötü işlerde kötü niyetlerde vasıta kılmayın, demektir.

Yapılacak işin saatini ve vaktini tayin edip ona göre başlamak lazımdır.

Acele etmemek, huzuru kalble yapmak, himmetini niyetine teksif etmek. Nitekim, pertevsiz güneşe tutulup ziyayı şems en küçük bir nokta halinde bir yere teksif edildiği zaman oradan nasıl ateş çıkıyor ve orası yanıyorsa, sen de bütün kuvvei müfekkireni, kuvvei hayaliyyeni, himmetini, iradeni, arzunu, bir noktada topla ki, muradın hasıl olsun. Yaptığın işi severek, isteyerek yap. Baştan savma yapılan işlerden hayır gelmez. Nitekim gönülsüz namaz göklere çıkmaz denmiştir.

Daima temizliğe riayet et. Olduğun yer, üstün başın, bedenin hele hele kalbinin temizliğine çok dikkat et. Temiz işler, temiz niyetler, temiz neticeler, ancak ve ancak temizlikle elde edilir.

6.   Bu bahsi Hazreti Resulü Ekrem (s.a.v.) Efendimiz’in: “Duasının kabul olmasını isteyen kimse sıkıntıya düşmüş bir kimseyi sevindirsin. Din ve mezhep gözetilmeksizin yapılan yardım Allah yanında pek makbuldür..” hadisi şerifi ile tamamlıyorum.

Kaynak:  (Kenzül Havas) Gizli İlimler Hazinesi Kitap 1

Yorum Yapmak İçin E-Posta, WordPress.com, Twitter, Facebook ve Google+ Hesaplarınızı Kullanabilirsiniz